lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir  

Reklamlar

En Çok Oy Alanlar

En İyiler

İstatistikler

En Çok Arananlar

Reklam

Bize destek için sitenize, blogunuza
 bu kodu yerleştirebilirsiniz

ASLAN VE ÖKÜZ

 
REKLAMLAR

Evvel zaman içinde Şertebe adlı bir öküz yaşarmış. Bu öküzü, sahibi bir yolculuk esnasında tek ettiğinden o da yemyeşil, suyu ve otu bol bir yer bulur. Burada yiye içe şişmanlar ve rahata kavuşur. Şertebe burada böğürüyor ve gittikçe sesini yükseltiyordu. Meğer ona yakın bir koruda, bu bölgenin hükümdarı olan ünlü bir Aslan bulunuyor ve maiyetinde bir sürü canavarlar, kurtlar, çakallar, tilkiler, parslar ve kaplanlar bulunuyormuş. Bu Aslan, kendi düşüncesi ile hareket eder, arkadaşlarından hiçbirine bir şey danışmazmış, Aslan, öküzün bağırmasını işitince içine korku girmiş. Çünküdaha önce ömründe öküz görmemiş ve öküz böğürtüsü işitmemiş. Bu yüzden yerinde oturup bir yere gitmiyor . ve hiçbir işe bakmıyordu. Ordusu onun yiyeceğini tedarik edip getiriyorlardı. Onunla beraber olan yırtıcı hayvanlar içinde iki çakal vardı ki birinin adı Kelile, diğerinin Dimne idi. İkisi de zeka, bilge ve edep sahibi idiler.

Bir gün Dimne, kardeşi Kelileye dedi ki:

"Kardeşceğizim, şu bizim Aslana ne oluyor ki yerinden kımıldamıyor . ve bir yere çıkmıyor?

Kelile cevap verdi:

"Sana ne? Bu işe karışmak bize düşer mi? Biz hükümdarımızın kapısında yaşayan kimseleriz. Onun dilediğini yapar, dilemediğinden yüz çeviririz. Sonra biz, hükümdarların sözüyle meşgul olacak, onların işleriyle ilgilenecek kimseler miyiz? Onun için dilini tut ve bil ki her kim kendisen ait olmayan bir işe ve söze karışırsa sıkıntı çeker.

Dimne

"Ben gene de bu fırsattan yararlanarak Aslanla konuşmak istiyorum. Çonkü onun kafaca zayıf olduğunu görüyorum. Belki bu sayede kendisen yaklaşır, onun yanında bir mevki vv makam sahibi olurum.

Kelile Sordu;

"Aslanın u işte şaşırmış olduğun nereden anladın?"

Dimne cevap verdi.

"Bunu hisilerim ve . düşüncelerimle kavradım.

Bunun üzerine Kelile:

"Öyleyse Allah seni yapacağın işte muvaffak eylesin."

Dimne de kalkıp gitti. Aslanın yanına girdi. Yüzünü yerlere sürerek selam verdi.

Aslan yanında bulunanlara dönerek:

"Bu kim? Diye sordu.

Bunlardan biri:

"Bu, filan oğlu filandır! Dedi.

Aslan:

"Evet, dedi babasını tanırdım!

Sonra Dimneye dönerek sordu:

"Nerelerdenesin?

Dimne cevap verdi:

"Efendimizin kapısında bulunuyor ve kafamla, gücümle efendimize yardım için mikan verecek bir işin çırmasını bekliyorum. Çünkü hükümdarın kapısında göste olmayan kimselerin de yardım edebileceği işler çıkabilir. Nitemi bu kapıda duran hiçbir kimse küçük görülmez."

Aslan Dimnenin bu sözlerini dinledi ve beğendi. Kendi kendine galiba bize vereceği bir nasihat . veya anlatacağı bir düşünce var diye düşündü. Daha sonra Dimne Aslanla dost oldu. Onunla başbaşa vererek görüşmeye başladı. Dimne bu fırsatların birinden istifade ederek Aslana dedi ki:

"Hükümdarın bir yerd oturup dışarı çıkmadığını görüyorum. Bunun sebebi ne olabilir.?

İkisi bu yolda konuşuyorlar iken, Şertebe, hem de şiddetle böğürmeye başladı. Bu böğürme Aslanın üzerinde tesir etmekle beraber, Aslan halini açığa vurmak ve Dimneye göstermek istemedi. Fakat Dimne bu sesin Aslanı korkuttuğunu ve içine tesir ettiğini anlayarak sordu:

"Bu sesi işitmek hükümdarı rahatsız etti mi?

Aslan da:

"Bundan başka bir şeyden rahatsız olmuyorum! Dedi."

Dimne:

"Fakat, hükümdarın bir tek ses yüzünden erini . bırakması gerekmez. Çünkü bilginler: "Her sesten korkmak doğru değil" demişlerdir.

Aslan sordu:

"Buna bir örnek verirmisin?"

Dimne de anlattı:

"Tilkinin biri bir ormana dalar. Meğer bu ormanın içinde bir ağacın üzerinde asılı duran bir davul varmış. Rüzgar estikçe ağacın dalları davula çarpıyor, ortalığı müthüş bir ses kaplıyordu. Tilki sese bakarak bu tarafa doğru gider ve karşısında iri yarı bir şey görür. Bunun, mutlaka et ve yağ ile dolu olduğuna hükmederek davulu ele alır ve onu yarıncaya kadar uğraşır. Yardıktan sonra içinin bomboş olduğunu görünce, "anlaşılan, en yüksek sesli ve en iri gövdeli olanalar içi kof olan şeyyerdir! Der."

"Eğer aslan arzu ederse kendisi beni bekler, ben de kalkar giderim ve ona bu sesin sahibi hakkıda haber getirirm."

Aslan razı oldu. Dimne de kalkıp o sesin geldiği tarafa gitti. Şetrebeye; "Aslan beni, sizi yanına g**ürmek üzere gönderdi. Bana şu emri verdi: Hemen itaat eder ve yanına gidersen, şimdiye kadar huzuruna gitmememk hususunda gösterdiğin kuru affedecek. Şayet gecikir ve tereddüt edersen, hemen geri dönüp durumu kendisen bildireceğim.

Şertebe sordu:

"Seni bana gönderen bu Aslan kim? Nerededir ve ne haldedir?

Dimne anlattı:

"Bu Aslan buradaki yırtıcı hayvanların padişahıdır ve şurada ikamet eder. Maiyetinde şu kadar asker vardır. Şertebe, aslan ile yırtıcı hayvanlardan basolunması üzerine kurktu ve dedi di;

"Sen bana dokunulmayacağına dair ant verirsen seninle berber hemen giderim!"

Dimne, öküzün kabul edeceği andı hemen verdi. Öküzün yanına alarak Aslanın huzuruna g**ürdü. Aslan, öküze çok iyi muamele gösterdi. Yanına yaklaştırdı ve ona buralara ne zaman, nasıl ve niçin geldiğni sorud. Şertebe de başından geçenleri anlattı. Aslan ona:

"Burada benimle kal. Bana arkadaş ol. Ben seni ağırlarım! Dedi."

Bu olaydan sonra Aslan ile Öküz arkadaş oldular ve çok samimi oldular. Dimne, artık geri plana atıldığını görünce kıskandı ve Aslan ile Öküzün arasını bozmak için Aslana giderek Öküzün kendisi aleyhine askerleri kışkırttığını söyledi. Aslan buna önceleri inanmadı fakat Dimne "Öküzün huzuruna geldiğinde benzinin atmış, renginin uçmuş, dizlerin titreyeceğini söyler."

Aslan

"Pakala, dedi. Şayet senin anlattığın gibi davranırsa, benim de artık bir şüphem kalmaz."

Dimne bu sefer de Şertebenin yanına giderek, Aslanın onu yemek istediğini anlatır. Şertebe önce buna inanmaz. Bunun üzerine Dimne "Aslanın yanına girdiğin zaman kuyruğu üzerinde oturduğunu, göğsünü sana doğru kaldırdığını, gözlerini sana diktiğini, kulaklarını yaydığını ve ağzını açtığını ve hücüm için hazırlandığını görecektisin!"

Bu sözler üzerine Öküz Aslanın yanına çıkar. Aslanın Dimnenin anlattığı gibi olduğunu görünce benzi atar ve bacakları titrer. Bunun üzerine Aslan, Dimnenin sözlerinin doğru olduğunu sanır ve Öküzün üzerine atlayarak onu öldürür. Daha sonra bunun yanlış olduğunu ve iyi araştırmadan birisini öldürdüğünü düşünerek üzülür. Ayrıca, Dimnenin yalancı ve fesat birisi olduğunu ve olayı onun organize ettiğini daha sonar öğrenir ve Dimneyi de öldürür.


BEYDABA



Facebook'ta Arkadaşlarınla Paylaş

REKLAMLAR

Yorumlar

Bu Hikaye Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

İsminiz
E-Mail
Yorum
Resimdeki Sayı 46D0
 

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

 

Sosyal Medyada
Sayfamızı
Paylaşır-
mısın?


Yandex.Metrica Anasayfa | Reklam | Bize ulaşın | Site Haritası | Rss

lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir