lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir  

Reklamlar

En Çok Oy Alanlar

En İyiler

İstatistikler

En Çok Arananlar

Reklam

Bize destek için sitenize, blogunuza
 bu kodu yerleştirebilirsiniz

Astim

 
REKLAMLAR

Tanim :Brons astmasi, bronsial astim, allerjik astim gibi isimler de alan hastalik genetik ve çevresel faktörlere bagli olarak gelisen, solunum yollarinin kronik inflamatuar bir hastaligidir. Bronsial astim, inflamasyona bagli olarak solunum yollarinin kasilmasi ve buna bagli olarak daralmasi ile karakterize olup, bu daralma geri dönüsümlüdür, akut atak geçtigi dönemde hava yollari eski durumuna dönmektedir. Ayrica hava yollarinda asiri ve koyu salgilara bagli olarak mukus tikaç, tekrarlayan ataklar neticesinde hava yolu duvarlarinda kalinlasma da darligi artirmakta ve nefes darligi ataklari siddetlenmektedir.Siklik : Ülkemizde astim görülme sikligi eriskinlerde % 2-4, çocukluk çaginda ise %5-8 arasinda degismektedir. Astim olgularinin büyük çogunlugu 10 yasin altinda ortaya çikmakla birlikte her yasta kendini gösterebilmektedir. Çocukluk çaginda erkek cinsiyette daha fazla görülmektedir, erkek/kiz orani çocukluk çaginda 3/1 olurken, gençlerde bu oran 1,3/1 degerlerine kadar düsmektedir. ileri yaslarda ise aradaki fark ortadan kalkmakta ve daha sonra kadinlarda daha fazla görülmektedir. Etkenler :1. Genetik faktörler : Astim hastaliginin bilinen en önemli risk faktörü atopi, yani allerjik bünyedir. Atopinin ortaya çikmasinda ise genetik faktörlerin önemli rolleri vardir. Kalitimin % 40-60 vakada rol oynadigi tahmin edilmektedir. Astimli hastalarin çogunun yakin akrabalarinda astim ya da diger allerjik hastaliklardan bir ya da birkaçinin oldugu tespit edilmektedir, ancak bu tüm olgular için geçerli degildir. Bazi vakalarda kisi veya ailesi allerjik bir durum tarif etmemektedir. Astimli bir annenin çocugunda astim görülme sikligi %20-30’lara çikarken, hem anne hem de baba astim ise bu oran % 60-70 degerlerine ulasmaktadir. 2. Çevresel faktörler : Ev içinde ve dis ortamda atmosfer kirliligi ve allerjen yogunlugunun artmasi astim sikliginin artisinda . önemli birer faktördürler. Genetik faktörlerden bagimsiz olarak, yasamin ilk bir yilinda çevresel kaynakli allerjenler ile yogun temas astim gelisiminde ciddi ve önemli bir faktördür. Dis allerjenler vücuda genellikle solunum yoluyla, nadiren sindirim yoluyla girerler. Solunum yolu ile vücuda alinan allerjenlerin basinda ev tozu akarlari gelir. Dermatophagoides farinae ve Dermatophagoides pteronyssinus isimli bu ev akarlari ev tozlari içinde yasayan, gözle görülemeyecek kadar küçük canlilardir. Akarlar besinlerini insan deri döküntülerinden, sularini da insanlarin nefeslerindeki nemden saglarlar. Nemli ortamda çok daha kolay ürerler. Akarlarin diskilari, salgilari ve ölü dokulari allerjen özelliklere sahiptirler. Bu canlilar hali, kilim, yatak, yorgan, yastik kilifi gibi ortamlarda çok . daha kolay barinir ve ürerler. Polenler dis ortamdan vücuda alinan diger önemli allerjenlerdir. Yabani ot, çimen, agaçlar gibi tüm bitkilerden kaynaklanan polenler vücuda solunum yolu ile alinarak astim atagina neden olabilirler. Polenlere bagli astim mevsimlerle iliskili olarak kendini gösterir ve çiçek açma dönemlerinde daha sikça karsimiza çikmaktadirlar. Küf mantarlari ise iç ve dis ortamda rutubetli yerlerde bulunurlar ve astimin risk faktörleri arasinda yer alirlar. Ev içerisinde en çok banyo, çati ve bodrum katlari gibi nemli bölgelerde barinirlar. Kedi, köpek, tavuk, güvercin, at gibi hayvanlarin tüyleri ve killari da birer allerjendir ve yakin temastaki astimli bireyler için önemli birer risk faktörüdürler. Sindirim yolu ile vücuda alinan allejenlerin basinda yumurta, süt, balik, kabuklu deniz hayvanlari, çikolata gibi besin maddeleri ile her türlü tatlandirici, renklendirici ve koruyucu katki maddeleri bulunan gida maddeleri gelir. Besinlerle olusan allerjik tablolar daha ziyade çocuklarda kendini göstermektedir. Çok önemli bir risk faktörü de sigaradir. Sigara dumaninda bulunan 4000’e . yakin gaz, duman ve partikül yapisindaki kimyasal maddeler astimin olusumunda önemli rol oynarlar. Yapilan çalismalarda gebeligi sirasinda sigara içen annelerin bebeklerinin kaninda allerjiye bagli IgE’nin yüksek bulundugu ve bu bebeklerde allerjik hastalik riskinin yüksek oldugu gösterilmistir. Ayrica annesi sigara içen bebeklerde solunum yolu hastaliklarinin ve astimin daha sik görüldügü belirtilmektedir. . Sigara içen ya da sigara içilen ortamda bulunan astimli hastalarin tedavisi de çok zor olmaktadir. Hava kirliligi allerjenlere karsi kisinin daha duyarli olmasini saglar ve astimin ortaya çikmasini kolaylastirir. Çevre havasini kirleten endüstriyel maddeler ve gazlar, evde kullanilan sobalardan kaynaklanan dumanlarin yani sira parfüm, deodorant gibi kozmetik ürünler de astim gelisiminde risk faktörleridir.Ani isi degisiklikleri, soguk hava gibi meteorolojik faktörler de astim gelisiminde rol oynamaktadir. 3. Solunum yolu enfeksiyonlari : Çevresel faktörler arasinda da sayabilecegimiz solunum yolu enfeksiyonlari astim atagini tetiklemektedir. Bu enfeksiyonlar vakalarin yaklasik % 40’inda etken olarak izlenmektedir.Bebeklik çaginda geçirilmis olan Respiratuar sinsityal virus enfeksiyonlarinin allerjik tablolar ve astimin ortaya çikmasinda rol oynayabilecegini gösteren bulgular olmasina karsin, viral solunum yolu enfeksiyonlarinin astima neden oldugu görüsü ispatlanmamistir. Ancak bilinen bir gerçek, viral enfeksiyonlar solunum yolu iç duvarinda harabiyete neden olmakta ve solunumla alinan allerjenler ya da diger etkenlerin kolayca solunum yollarina ulasmasina neden olmaktadir. Böylece allerjene karsi duyarlilik kolaylasmaktadir. . Sigara içimi ve hava kirliligi enfeksiyonlara karsi direnci azaltarak viral solunum yolu enfeksiyonlarinin olusmasinda ve astim ataklarinda rol oynamaktadir. 4. Psikolojik faktörler : Vakalarinin yaklasik 1/3’ünde sikinti, stres, korku, heyecan gibi psikolojik faktörler astim ataklarinin ortaya çikmasina neden olmaktadir. 5. Hormonal faktörler : Vakalarin az bir kisminda hormonal sistemin rolü düsünülmektedir. Çocukluk çaginda baslamis olan astim olgulari ergenlik dönemi ile geçebilmektedir. Bunun aksine ergenlik dönemi ile baslayan astim olgulari da vardir. Gebelik iki yönlü etki yapabilir, gebelikte bazen astim ataklari daha agir bir hal alabilir, ancak ikinci aydan itibaren ataklar hafifler ve seyreklesir. 6. Diger etkenler : Hamile kadinlarin beslenme bozukluklari anne karnindaki bebeklerin beslenmesinde bozulmaya neden olmaktadir. Bu tür anne rahminde beslenme bozuklugu olan bebeklerde dogum sonrasinda gelisme gerilikleri gözlenebilmekte ve kanda allerji ile ilgili olan eozinofil protein X degerleri yüksek bulunabilmektedir. Bu bebeklerde dogum sonrasi da olsa astim ve diger allerjik hastaliklarin daha sik görüldügü varsayilmaktadir. Aspirin, morfin . gibi bazi ilaçlar da astim ataginin baslamasina neden olabilmektedirler.
 
Sikayetler : Hastalarin en önemli yakinmalari nefes ve hisiltili solunumdur. Olgularin büyük çogunlugunda nefes darligi gece gelir. Nedeni de yastik, yorgan gibi malzemelerde bulunan ev tozu akarlari, yün gibi allerjenlerin yogun bir sekilde solunmasi ile akcigerlere ulasmasidir. Ayrica geceleri vücutta gelisen hormonal ve sinirsel degisiklikler de gece nefes darligi gelisiminden sorumlu olabilir. Hastalarin bazilarinda tek ve ilk sikayet uzun süre devam eden kuru öksürük olabilir. Nedensiz olarak, ataklar seklinde ortaya çikan ve özellikle gece hastayi uykudan uyandiran kuru öksürükler astim hastaligini akla getirmelidir. Siddetli öksürükten sonra hastalar bazen balgam çikarabilirler ve balgam çikardiktan sonra rahatladiklarini ifade ederler. Öksürük nöbeti sirasinda bayilma görülebilir. Bazi hastalarda nöbet sirasinda ya da nöbet aralarinda morarmalar fark edilebilir ve hava açliginin göstergesidir. Hastalar ayrica karin siskinligi, çarpinti ve diger allerjik belirtilerden (burun tikanikligi ya da akintisi, gözde sulanma, kizariklik veya kasinti vs) yakinabilirler. Fizik Bulgular : Astim atagi disinda gelen bir hastanin fizik muayenesinde genellikle herhangi bir bulguya rastlanmaz. Hastaligin baslangiç dönemlerinde ya da çok hafif seyrettigi durumlarda muayene bulgulari çok zayif olabilir. Atak esnasinda basvurmus olan bir hastanin muayenesinde solunum sikintisi belirgin olarak izlenir. Atagin siddetine göre yardimci solunum kaslari da faaliyete geçer. Hasta yatirildiginda solunum sikintisinin arttigi izlenebilir. Astim atagi ile gelmis olan hastada hisiltili solunum vardir ve akcigerleri dinlendiginde ronküs denilen ve solunum havasinin dar bir alandan geçmesine bagli anormal sollunum sesleri duyulur. Çok siddetli astim ataginda muayene bulgulari çok azalir ve solunum sesleri hiç duyulamayabilir. Hastalarda ellerde, dudaklarda morarmalar izlenebilir, kalp atim sayisinda artis tespit edilebilir. Agir astim ataklarinda tansiyon düsebilecegi gibi, bazi ataklarda tansiyon yüksekligi de gelisebilir. Tani : Astim bronsiale tanisi için hastanin hikayesi, muayene bulgulari ve laboratuar testleri yol göstericidir. Tüm bunlara ragmen astim tanisina ulasmak kolay olmayabilir. Nefes darligi, hisiltili solunum ya da uzun süre devam eden . kuru öksürük nedeniyle gelen hastanin fizik muayene bulgularinin normal veya anormal olmasina bakilmaksizin laboratuar yöntemlerine basvurulmalidir. Muayene bulgulari astim lehine olan hastalarda taniya ulasmak daha kolaydir, ancak ataklar arasinda gelmis olan ya da muayene bulgulari zayif olan hastalarda tani daha da güçlesmektedir. Her hastaya akciger grafisi çekilmelidir, unutulmamalidir ki bazen iltihabi durumlarda ve diger bazi akciger hastaliklarinda tablo astimi taklit edebilir. Astim bronsialede akciger grafisi genellikle normaldir. Astim tanisina destek amaciyla ve diger hastaliklardan ayirici tanisinda bazi kan tetkikleri istenebilir. Astimin kesin tanisi solunum fonksiyon testi ile konulur. Akcigere giren ve çikan hava miktarlarini ölçme esasina dayanan solunum fonksiyon testinde, astimli hastalarda belirgin bozulmalar izlenebilir. Solunum fonksiyon testleri geri dönüsümlü hava yolu daralmalarini gösterebilir. Salbutamol veya Terbutalin ile yapilan bronkodilatasyon testi yol göstericidir. 100 mcg Salbutamol ya da 500 mcg Terbutalin inhalasyon verildikten 10-15 dakika sonra tekrarlanan solunum fonksiyon testinde birinci saniyede disari verilen hava miktarinda (FEV1), ilaçsiz yapilan testteki degere oranla %12 ve/veya 200 ml üzerinde bir artis olmasi astim tanisini koydurur. Bazi hastalarda bu erken reversibilite testi negatif çikabilir. Bu durumda hasta steroid tedavisine alinir ve 2-6 haftalik tedavi sonrasi solunum fonksiyon testi tekrarlanir. Geç reversibilite testi dedigimiz bu degerlendirmede FEV1’de %12 veya üzeri bir artis olmasi astim tanisini teyit eder. Solunum fonksiyon testi normal olan eriskinlerde ya da bu testi dogru basaramayan çocuklarda tani için PEF izlemi yapilabilir. Burada hastadan sabah ve aksam saatlerinde ve sikayetlerinin oldugu dönemlerde PEF ölçümü yapmasi istenir. Günlük PEF degiskenliginin %20 ve üzerinde olmasi anlamlidir. Tüm bunlara ragmen astim tanisi konulamayan vakalar da olabilir. Bu hastalarda brons provokasyon testi uygulanmasi gerekmektedir. Bu testte solunum yollarina artan dozlarda solunum yolu ile Metakolin ya da Histamin maddeleri veya allerjik reaksiyona neden oldugu düsünülen madde verilir. Bu maddelerin verilmesinden sonra tekrarlanan solunum fonksiyon testinde FEV1 degerinde %20 ve üzeri azalma tespit edilirse brons provokasyon testi . pozitif denir ve astim tanisi koydurur. Kisinin allerjik durumunun degerlendirilmesi için allerji testleri yapilmalidir. Standart bir allerji testi için 10-15 arasi allerjen kullanilmasi yeterlidir. O bölgeye uygun bitki polenleri, ev hayvani antijenleri, ev tozu akarlari ve küf mantari allerjenleri testte kullanilir. Çocuk hastalarda kullanilan gida allerjenlerinin, eriskinlerde kullanilmasina gerek yoktur. 5 yas alti çocuk grubunda allerji testi uygulamalari anlamli degildir. Hastalara allerji deri testi yapilmasinin asil amaci, allerjik astimlilari ayirmak ve bu kisilerin duyarli olduklari allerjenlerden uzaklasmasini saglamaktir. Etken allerjenden korunma tedavide birinci basamagi olusturmaktadir. Ülkemizde en sik olarak ev tozu akarlarina karsi duyarlilik tespit edilmektedir. Tedavi: Tedavinin amaci, hastaya astim ile ilgili sikayetlerinin olmadigi ya da en az düzeyde sikayetin oldugu bir yasam saglamak olmalidir. Hasta normal bir yasam aktivitesi gösterebilecek düzeye gelebilmelidir. Tedavide birinci basamak korunmadir. Kisi duyarli oldugu allerjenlerden uzaklasmali, sikayetlerin baslamasina ve ataklarin ortaya çikmasina neden olacak etken ve olaylardan sakinmalidir. Astim tedavisinde solunum yoluyla verilen ilaçlar öncelikle tercih edilmelidir. Solunum yolu ile ilaç kullanamayan hastalarda diger tedavi yollarina (tablet, ampul vs.) basvurulmalidir. Astimin ilaçla tedavisinde birinci seçenek ilaç solunum yolu ile alinan steroidler olmalidir. Uzun etkili beta-2 agonist ilaçlar, lökotrien reseptör antagonistleri, teofilin türevi ilaçlardan bir veya birkaçi tedaviye eklenebilir. Kisa etkili beta-2 agonist ilaçlar solunum sikintisi ataklari sirasinda kullanilabilir. Hasta tedavisini hekim kontrolünde düzenli olarak kullanmali ve kontrollerini aksatmamalidir. Düzenli kontrollerde yapilan solunum fonksiyon testleri ile hastanin son durumu degerlendirilmeli ve tedavi plani yeniden olusturulmalidir.
 



Facebook'ta Arkadaşlarınla Paylaş

REKLAMLAR

Yorumlar

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

 

Sosyal Medyada
Sayfamızı
Paylaşır-
mısın?


Yandex.Metrica Anasayfa | Reklam | Bize ulaşın | Site Haritası | Rss

lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir