lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir  

Reklamlar

En Çok Oy Alanlar

En İyiler

İstatistikler

En Çok Arananlar

Reklam

Bize destek için sitenize, blogunuza
 bu kodu yerleştirebilirsiniz

Dil İle İlgili Kompozisyon

 
REKLAMLAR

Dilciler ve genel anlamda aydınlar, dili değişik şekillerde tanımlamış ve anlayış ölçüleri çerçevesinde anlamlandırmışlardır Bu tanımlar, kişinin dile bakış açısını vermekten öteye gitmemiştir
Neticede herkes bu mühim kavramı kendi pencerelerinin görüş alanı
dahilinde algılamış ve gördüklerini kelimelerle resmetmişlerdir Dil konusunda en kapsamlı tanım . olarak şunu vermek mümkündür:


“Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabiî bir vasıta, kendisine
mahsus kanunları olan ve ancak bu kanunlar çerçevesinde gelişen canlı
bir varlık, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar
sistemi, seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur”


Milleti kenetleyen unsurların başında gelen dil, kötü kullanıldığında ve
dejenere edildiğinde milletlerin parçalanmasında adeta bir dinamit
rolü de oynayabilir Her iki özelliğin somut yansımalarını millet olarak tecrübe etmişiz
Bu acı deneyimleri yaşayan bir milletin bu hususta daha ölçülü hareket
etmesi gerekirken bizde bu hassasiyeti görmek mümkün değildir


Dilin zenginliği milletin kültürel zenginliğine de yansır şüphesiz Çünkü kültürün hamurunu oluşturan unsurların başında dil gelmektedir Bu hamuru yoğuran insanların el becerisi de, yarınlara aktaracağımız eserlerin vasfını tayin edecektir Eserin güzelliği ustanın maharetinin yanında, kullanılan malzemenin niteliğiyle de yakından ilgilidir


Alman filozofu Heidegger “Dil insanın evidir” diyerek bu iletişim vasıtasının ehemmiyetini açıkça ortaya koyar Evimiz mahremiyetimizdir Orada huzur buluruz Toplumda taktığımız maskeler evde düşer Doğallığın sığınağıdır ev…Dil de bize evimiz kadar yakın ve sıcaktır
Onunla bütünleşir benliğimiz ve kişiliğimiz… Durum bu ilken bazı
kendini bilmez insan kılıklı varlıklar, evimize saldırarak mahremiyet
sığınağımızı tarûmar etti


Dilin geçmişten geleceğe köprü kurma gibi mühim bir misyonu da vardır Bu köprü ancak kelimelerle kurulur Bu köprünün sağlamlığı malzemenin bol ve yerinde kullanılmasıyla mümkündür Bunu sağlamak da millî eğitimin görevidir Yerinde, zamanında ve dozajında verilen dil eğitimi gelecekteki muhtemel olumsuzluklara set çekecektir


Milletlerarası kültür savaşlarında en büyük silah dildir Çünkü dil bugünümüzü ve yarınlarımızı şekillendiriyor Ona vakıf olduğumuz ölçüde kendimiz olabiliyor ve de kendimiz kalabiliyoruz Aksi halde kültürel sömürgecilik, beraberinde ekonomik ve siyasal . sömürüyü de getiriyor


Geçmişten bugüne kadar içimizde beslediğimiz hainler, dili yozlaştırmanın mücadelesini vermiştir
Mevcut kavramlarımızı değiştirerek dili çağdaşlaştırdığını ve
sadeleştirdiğini söyleyerek gerçek kimliklerini ve kötü emellerini
gizlemişlerdir Doğu kökenli kelimelere savaş açan bu insanlar, yerlilik kisvesi altında dili “lâl” eylemişlerdir
Daha sonra da oyunun ikinci perdesini sahneye koyarak kavram
açıklarını Batı kökenli dillerden aldıkları kelimelerle kapatmayı
tercih etmişlerdir Bunun adına da “çağdaşlık” demişlerdir


Türkçe aslında kendi kendine yetebilen dillerden birisiydi
Fakat ışıklarıyla kendilerini bile aydınlatamadığı hâlde toplumu
aydınlatmaya kalkan bir kısım aydınlar, dile de keskin hançerlerini
sallayıp onu fütursuzca yaralamışlardır Dili siyasete alet edenler, bunun acı faturasını millete ödetmişlerdir


Dilin zenginliği kelime sayısıyla ölçülür Durum böyle olduğu halde bir kavramı karşılayan farklı kelimeler dilden atılarak teke indirilmişlerdir Eş anlamlı kelimelere savaş açılmıştır Bunu da dilde sadeleşme diye halka yutturmaya kalkışmışlardır

Bir dilde bir kavramı karşılayan kelime sayısı ne kadar çoksa, söz
konusu dili konuşan milletin bu konuda o ölçüde seviyeli bir hayatı var
demektir
Dilimizde yiğitlik ifade eden şu sözcüklere dikkatinizi çekmek
isterim: Er, eren, yiğit, alp, mert, bahadır, cesur, kahraman, dilâver,
yavuz, yaman, arslan, efe, gözü pek, kabadayı, deli… Bunu diğer pek çok
kelime için de söyleyebiliriz Bu zenginlik değil de nedir? Bu çeşitliliği dinamitlemek dilde sadeleşmek olarak sunulmuştur milletimizeBiz de yutmuşuz bu yaygaraları


Türkçe kadar canlı, hareketli ve dinamik bir dil gösterebilir misiniz?
Bu dille sınırsız bir düşünce dağarcığı oluşturabilirsiniz Bu malzemeyi hamur gibi yoğurup çeşit çeşit nevaleler yapabilirsiniz
Nasrettin Hoca’yla ilgili olarak anlatılan şu fıkra, dilimizin mevcut
zenginliğini ve kıvraklığını ifade eden güzel bir örnek olarak .
sunulabilir:

“Nasrettin Hoca bir gün ev taşıyacakmış Bir araba aramış, bulmuş Pazarlığa başlamış Arabacı tüm eşyanın nakli için on lira istemiş
Hoca bu fiyatı çok bularak ‘Çok istedin evladım, bu kadarcık eşya için
o kadar para istenir mi?’ deyince arabacı, ‘Bu kadarcık demeyin Hocam,
eşya az değil, bakınız soba var moba var, dolap var molap var,
sandalye var mandalye var…’ diye saymaya başlayınca, Hoca ‘pekii’ demiş
ve razı olmuş
Eşya yerine ulaşınca, Hoca tutmuş beş lira vermiş! Arabacı sormuş,
‘Hocam paranın yarısını niye kestiniz?’ Hoca cevabı vermiş, ‘Evladım
sen de eşyanın ancak yarısını getirdin! Sandalye geldi, mandalye nerde?
Soba geldi, moba nerede? Dolap burada, molap nerede?’ demiş”


Bu gibi söz oyunları dilin zenginliğinin alâmetidir Bu fıkrayı uyduran güzel uydurmuş Bu fıkra dilin esnekliği ve kıvraklığını anlatmada . güzel bir örnek teşkil ediyor Daha bunun gibi yüzlerce misal getirmek mümkündür Bu rahatlığı diğer dünya dillerinde bulmanız mümkün değildir
Durum bu iken Türkçe’nin bilim ve sanat dili olamayacağını
söyleyenlere ne demeli? Söylenecek şu ki, herkes aklınca konuşur ve
niyetini ortaya koyar


Yahya Kemal’in dediği gibi “Bu dil ağzımda annemin sütüdür” İnancımıza göre ana sütü kutsaldır, baş tacı edilmelidir Dilini koruyan, hakkıyla konuşan ve yarınlara taşıyan bir nesil istiyoruz Bu neslin gelmesi yakındır Bugün güneş batmışsa bilinmelidir ki battığı yerden doğacaktır Çünkü güneş doğmak için batar


Facebook'ta Arkadaşlarınla Paylaş

REKLAMLAR

Yorumlar

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

 

Sosyal Medyada
Sayfamızı
Paylaşır-
mısın?


Yandex.Metrica Anasayfa | Reklam | Bize ulaşın | Site Haritası | Rss

lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir