lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir  

Reklamlar

En Çok Oy Alanlar

En İyiler

İstatistikler

En Çok Arananlar

Reklam

Bize destek için sitenize, blogunuza
 bu kodu yerleştirebilirsiniz

Kalamadım Gideyim Bari Der İnsan , Gönülsüzce

 
REKLAMLAR

Farkında değimlidir insan?Bir şeylerin ters gittiğini,aksadığını göremez mi,görmek istemez mi?Her şeyin güllük ve gülistanlık olması mümkün değil.Bazen doksan dokuzda da kalabilir yaşam
Şükretmeliyiz.Neye mi, her şey için,sağlık için ,iş için çocuk için,sen için ben için,sevgi için,gelecek için.Hangi gelecek mi?Gelecek işte.Halen yaşadığımıza göre demek ki bir gelecek olacak,geleceğin ve birlikteliğin şartı illa da,sıradan bakış açısıyla,doğ,ye,iç,büyü evlen çocuk yap emekli ol...öl mü? bu mudur gelecek ve gelecek planlaması..
Bugünü nasıl geçireceğin ve dünü nasıl geçirdiğin önemli değil mi?Önemli mi dedin...peki ne kadar önemsiyorsun..aza kanaat etmek mi,çoğu aramak mı?Olmak yada olmamak gibi bir şey oldu bu.Bugünde dün olacak yarında bugün,nasıl yaşadığın, dünü bugünden yarına nasıl taşıdığımız nasıl taşıyacağımız önemli değil mi..Yaşanan, o an için yaşanan,bir anlık mı,haftalık mı,aylık mı ömürlük mü şekli.Hadi ben bunu böyle istedim yapıyorum deyince hayata geçiyor mu?Kolay mı öyle değiştim, değişeceğim ,değiştireceğim demek.Belki zamanla,hani ucundan biraz biraz.
Beklentisi olmalı değil mi?Bence olmalı..neden beklentisiz olsun ki…o zaman önüne gelene beklentisiz ol..dağıt topla..sırf kendimi iyi hissedeceğim diye yardım sever olmayı doğru bulmadım hiç.halada bulamıyorum..göle maya çal ,iyilik yap denize at gibi..niye denize atarsın yada göle maya çalarsın..demek ki burada da çaktırmadan bir beklenti var.
Günlük mü gündelik mi,haftalık mı..kalıcı olsun isterim hep ..adın ne olursa olsun,çok fazlada dışa açık biri de değilim.gelip geçmem..Zor gelirim.çabuk gitmem,giden cinsten kaçan cinsten,arı değilim daldan dala çiçekten çiçeğe konan,ama çiçekte ,böcekte ,güzel de severim.. yaşamayı sever,sevgiyi bilir değer kadir kıymet vefayı bilirim..
İyi biriyim  gerçekten öyle ..eminim kendimden.Bana ait kötü yaptığım bir şeyler vardır elbette,ama adil biriyim…sevecen ,sevgi dolu saygılı,emektar biriyim..vefayı da bilirim cefayı da..Diyecektir insanoğlu kendisiyle konuşurken.
Zorluklar karşısında hep hayata yıkarız ya suçu,hayat zor işte ne yapacaksın der ve kendimizi kandırırız.
Hayatın hiçbir suçu yok.hayat zor falanda demek doğru değil,suçu hayata yıkanlar ,işin kolayına kaçan tembellerdir. Halen yaşamın güzelliklerin farkına varamadıysa insan,her şeye rağmen,gelinciğin duruşu,gülün tomurcuk hali,yaprağın üzerindeki bir çiğ damlası,sabahın köründe çiğ düşüp,sislenmesi, göğün yamaçlarla birleşmesi,keklik sesi,bülbül sesi,altın kafes,ses,fes,yarin sıcak nefesi,neşesi,sarılması,sıkması,gülmesi,koşması,gözyaşındaki,tuzun yakıcılığı,hatta kızgın güneşin bile verdiği mutluluk,kışın karda yuvarlanmak,çamura batmak, yan yatmak, ağlamak sızlamak,yanmak yangınlarda olmak..
Ve de gitmenin de bazen mutluluğuna varmalı insan.
Şuramda,aha şuracığımda ağrısı var diyebilmekte mutluluk,yaşadım istedim,sevdim.değdi de demeli..
Derdimiz gitmek değil,kalmaktan yana olmalı.Kalıcılığın temellerine üzerine inşa edebilmek, beklentiyi.
Beklenir ses seda yok...belli ki rutinleşen koşturmalar, nasılsınlar iyiyimler epeyi sıkmıştır,haklısın yerden göğe kadar..bir süre sonra,yetmemeye başlar her şey...daha çok, daha çok olsun ,görsün ,gelsin arasın, arayım sorayım özel kelimeler,ilgiler alakalar bulayım ister insan.yetmez işte,emek vermek ama nasıl?Nerededir ki mutluluk .
Gitmek de kolay değil gelmekte.Bir gün , eksilen paylaşılanların azlığından mı üzerine konamayanlarda mı?Yetmez işte.Rutini bozan tartışmalarda kesilir günün birinde...sessizliğe bürünür ....yenilenmeyen,geride kalan olmuştur...tuttum derken neyi tutuğunu hatırlamak,güzel düşüncenin ne düşüncesi olduğunu düşünmek,,,,ve hala mı..ve hala niyeler..ve hala neyimler..çoğalmıştır...dahası...bahane mi arıyorsun derken sorgulama,aslında kendisinin bahane aradığının farkında olmadığıdır kalanın...

Yapamamak,ulaşamamak,,,uzak olmak düşüncesinde kaynaklanır bunlar.....hepsi karanlık..arada sorulur biz kimiz? ben neyinim senin,ve hala mı.?neyi mi seviyorsun,nedenler, niçinler sürer gider.

Var olan O’nsuzluk agresifliği ,dedim ya işte sorun bu.Ama bu agresiflik başka şeyleri de tetikler maalesef.,aslında biz neyi paylaşıyoruz ki’ye dönüşür..işte orda da....ne diyelim....yapacak bir şey kalmaz....Sessizlik daha da büyür,yalnızlık başlar.
Bulunca tutamamıştır,tutunca belkide boğmuştur.Fark eder ki . paylaşılacak fazlaca da bir paylaşım kalmamıştır.

Kalamadım,gideyim bari der insan,gönülsüzce.


Facebook'ta Arkadaşlarınla Paylaş

REKLAMLAR

Yorumlar

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

 

Sosyal Medyada
Sayfamızı
Paylaşır-
mısın?


Yandex.Metrica Anasayfa | Reklam | Bize ulaşın | Site Haritası | Rss

lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir