lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir  

Reklamlar

En Çok Oy Alanlar

En İyiler

İstatistikler

En Çok Arananlar

Reklam

Bize destek için sitenize, blogunuza
 bu kodu yerleştirebilirsiniz

Yunus Balığı Sırtındaki Çocuk

 
REKLAMLAR

Olay Muğla iline bağlı Milasın limanı Güllük e bilinmeyen bir zamanda geçer.Yöre balıkçılığıyla ünlüdür.Hermiyas güzel,sevilen bir çocuktur.Sadece anası vardır.Güllükün çocukları denize oynamaya gideceklerdir.Hermiyası da çağırırlar;anası önce izin vermez.Çocuklar baskı yapınca,ana,denize açılmamak koşuluyla izin verir.Olayın bundan sonrası şöyle gelişir:

Hermiyas,"olur ana!" deyip fırladı arkadaşların ardından.Az sonra Ege in tuzlu suları çocuk . sesleriyle doldu.

Bir süre,uzun bir süre sesler kesildi kıyıda.Ege in hafif dalgalarının çıkardığı sesten başka birşey duyulmaz oldu.Derken,o şen,o canlı çocuk sesleriyle yeniden doldu kıyı.Ama aralarında Hermiyas yoktu.

Kara haber bir anda yayıldı Güllük e."Güllükün en güzel çocuğu Hermiyası aldı Ege!" diye...

Bundan sonrasını şöyle anlatır eskiler:

Hermiyasın Ege in köpüklü dalgalarıarasında kaldığı duyulur duyulmaz,herkes deniz kıyısuna koşmuş.Güllükün en usta kayıkçıları,en usta balıkçıları ve en usta dalıcılarıaramışlar dalgalar arasında Hermiyası.Aramışlar...Ama yok.Güllükün en güzel çocuğu Hermiyas yok.Anası dövünmüş,bağrına taşlar basmış.Deniz kıyısından ayrılmaz olmuş."Dalgalar Hermiyası deniz kıyısına atarda hiç değilse parmağının ucunu görürüm bir kez daha!"diye.Balıkçılar her . sabah balığa çıkınca,Ege in dalgalarına bakar dururlarmış."Belki Hermiyası buluruz!" diye.Ağlarını suya attıkları zaman,yürekleri titrermiş."Belki Hermiyas da balıklarla birlikte gelir!" diye.

Ama yok.Güllükün en güzel çocuğu Hermiyas yok!

Günler geçmiş aradan.

Günlerden bir gün ,bir balıkçı,kayığını çeker çekmez,koşmuş Güllükün içine.Bir yandan bağrıyormuş:"Gördüm!Gördüm!" diye."Ne gördün?"demişler.Balıkçı:"Gördüm!Gördüm!" der dururmuş.Bir . süre sonra kendine gelmiş.O zaman "Anlat." demişler."Hermiyası gördüm.GÜllükün en güzel çocuğu Hermiyası"."Düş olmasın seninki?" demişler.Balıkçı:"Düş olur mu hiç?"demiş."Gördüm diyorum size,şu gözlerimle gördüm.Bir yunus balığının sırtındaydı"."Attın işte.Balık taşır mı insanı sırtında?"."Yalanım varsa,Ege beni de alsın."diye devam etmiş balıkçı."O, koca bir yunus balığının sırtındaydı.Bir eliyle tutunmuştu ona,bir eliyle de selam verdi.Balık dalıp çıktıkça sulara,o da dalıp çıkıyordu.Ak köpükler çıkarıyordu balık.Hermiyas,o ak köpükler içinde kalıyordu."Bunları anlatmış balıkçı ama kimse inanmamış.

"Peki,niye kurtarmadın onu?Niye alıp gelmedin?" demişler.Balıkçı:"Şunlara bak." demiş."Nasıl alıp gelirdim?Mutlu görünüyordu Hermiyas.Üstelik de ben yaklaşmaya kalmadan dalıyordu yunus.Ege in ak köpüklerini bilmez misiniz?"

Güllüklüler,balıkçıya inanmamışlar ya,içlerine bir kuşku düşmüş."Kim bilir,belki . anlattıkları doğrudur!"diye...O günden sonra "Egeye açılanlar,hep,o yunus balığını,balığın sırtındaki çocuğu arar olmuşlar.Ak köpüklü bir dalga gördüler mi yürekleri ağızlarına gelirmiş."Belki de Hermiyas ır bu" diye...

Aradan yine geçmiş günler...Bir sabah,daha gün doğmadan,yine bir haber yayılmış Güllüke,"Hermiyas bulunmuş" diye."Bulunmuş...ama..."diyorlarmış da, gerisini söylemiyolarmış.Bunu duyan Güllüklüler koşmuşlar kıyıya.

Bir de bakmışlar ki ne görsünler?Güllükün en güzel çocuğu Hermiyas,kumlarda yatar sessiz soluksuz.Ve bir de balık, o da yatar oracıkta.Anlamışlar ki balıkçının anlattığı balık bu.

İçlerinden yaşlı biri,"Güllüklüler,beni iyi dinleyin!Şu gördüğünüz olay üzerine düşünün biraz.Dostluk işte budur"Onun bu söylediklerinden birşey anlamamışlar."Hele anlat." demişler,"Ne demek istiyorsun?"

Bunun üzerine yaşlı . adam demiş ki:"Hermiyasla bu yunus balığının dostluğunu görüyor musunuz?Denize bırakmamış onu,getirip kıyıya bırakmış.""Ama o da ölmüş?" demişler.Yaşlı adam:"Öyle,o da ölü!Dostunu kıyıya çıkarmış,ama kendi de dayanamamış buna,birlikte olmak dilemiş"

Bunun üzerine işi anlayan Güllüklüler,aralarında para toplamışlar,yunus balığı ile Hermiyasın yontusunu yaptırmışlar,getirip jimnazyumun bahçesine dikmişler."Dostluğun simgesi olsun" diye.

Derler ki:"Şimdi Efes Müzesi deki yunus balığı sırtındaki çocuk yontusu,işte bu yontudur."


Facebook'ta Arkadaşlarınla Paylaş

REKLAMLAR

Yorumlar

Bu Hikaye Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

İsminiz
E-Mail
Yorum
Resimdeki Sayı FD0E
 

Ana Menü

Kategoriler

Dost Siteler

 

Sosyal Medyada
Sayfamızı
Paylaşır-
mısın?


Yandex.Metrica Anasayfa | Reklam | Bize ulaşın | Site Haritası | Rss

lafonten kimdir lafonten masalları lafonten eserleri lafonten hayatı lafonten ezop kimdir ezop masalları ezop eserleri ezop hayatı beydeba kimdir beydeba masalları beydeba hayatı beydeba eserleri kimdir lafonten fablları kimdir bu lafonten nereli lafonten nezaman dogdu lafonten fransız lafonten tilki ile leylek lafonten ödev lafonten kimdir